12 Mayıs 2008 Pazartesi

Frambuazlı Kek



Anneler günü için yine aklımda olan düşüncelerin hiçbirisini gerçekleştiremedim. Ne diyelim, sağlık olsun, yoğunluklar ve koşturmacalar hiç bitmesin.

Bu anneler gününde eşim yurtdışında olduğundan biraz buruk geçti bizim için. Mayıs ayına inat, hava çok sıcak olmamasına rağmen, çocuklar çok istediği için kahvaltımızı balkonda yaptık. Kahvaltıdan sonra da hem mutfakta biraz oyalanmak hem de çikolata ve kek krizimi bir parça bastırabilmek için bu keki pişirdim.

Görüntü olarak Dorie Greenspan’in Baking from my home to yours kitabındaki, aynı zamanda kapak resmi de olan Devil’s Food Cake tarifinden esinledim. Kek tarifi ise bana aittir.


Gerekli malzemeler :

4 yumurta
1 + ½ su bardağı toz şeker
1 + ½ su bardağı un
4 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
120 gram tereyağı
120 gr bitter çikolata
2 tatlı kaşığı granül kahve
½ su bardağı dondurulmuş frambuaz
Kaplama için :
200 ml sıvı krema
1/2 su bardağı pudra şekeri

1. Fırını 175 ˚C’ye ayarlıyoruz.
2. Tereyağı, çikolata ve kahveyi birlikte benmari usulü eritiyoruz.
3. Yumurta ve şekeri mikser ile 3 dakika çırpıyoruz.
4. Kahveli karışımı yumurtalı karışıma ekleyerek bütünleşene kadar çırpıyoruz.
5. Mikseri bırakarak metal kaşık yardımı ile kuru karışımı azar azar ilave ederek karıştırıyoruz.
6. Un serpilmiş kek kalıbına boşaltıyoruz.
7. Frambuazların 5-6 adedini ayırarak görünmeyecek şekilde hamurun üzerine bastırıyoruz.
8. Önceden ısıtılmış fırında 55 – 60 dakika pişiriyoruz.
9. Piştikten sonra tel ızagara üzerinde soğutarak kenar kısımlarından birer dilim kesiyoruz.
10. Sıvı krema ve pudra şekerini mikser ile 5 dakika çırpıyoruz.
11. Kekin üst kısmını krema ile kaplayıp ayırdığımız dilimleri ufalayarak üzerine serpiştiriyoruz.
12. Son olarak frambuaz taneleri ile süslüyoruz.



Sevgili Pelin kitaplarla ilgili güzel mim için sobelemişti beni, ancak cevap verebiliyorum ve kendisine teşekkür ediyorum.

Yakın geçmişte okuduğum ve tavsiye edebileceğim ilk aklıma gelen kitap Doç. Dr. Özer KANBUROĞLU'nun Fotoğrafta Kompozisyon adlı kitabı. Bu kitap, fotoğrafçılıkla ilgili temel bilgileri özet ve akılda kalıcı bir şekilde aktardığı için baş ucu kitapları arasında yer almalı kesinlikle.









Şu anda pastacılıkla iligli harika iki kaynak olan, Dorie Greenspan'in Baking from my home to yours ve Alice Medrich'in Pure Dessert kitaplarını okuyorum. Kitaplar ilk elime ulaştığında fotoğrafların az oluşu dolayısı ile biraz hayal kırıklığı yaşamıştım açıkçası ama tariflerin yanı sıra öyle güzel ve faydalı bilgiler mevcut ki bu açık fazlasıyla kapatılmış diye düşünüyorum. Bu ara vakitsizlik sıkıntısı çektiğim için iki kitabı da henüz tam olarak okuyup bitiremedim.

















Okumayı düşündüğüm kitap ise aldığımdan beri bir türlü okumaya fırsat bulamadığım Dorothy EINON'ın Anne Babalığın Altın Kuralları adlı kitap.

06 Mayıs 2008 Salı

Krep



Çocukların hiç itiraz etmeden, hadi bitirin artık demeden yedikleri tek hamur işi krep diyebilirim. Özellikle yemek konusunda çok seçici olan küçük oğlum Can krepe bayılıyor.

Hemen tarife geçmek istiyorum.

Gerekli malzemeler : (4 adet 15-17 cm. çapında krep için)

• 1 yumurta
• ½ su bardağı süt
• 1 çay kaşığı tuz
• 1 çay kaşığı toz şeker
• ½ su bardağı un
• 4 çay kaşığı sıvıyağ

(Su bardağı 250 mililitreliktir)

1. Yumurta ve sütü çatalla derin bir kasede çırpıyoruz.
2. Tuz, şeker ve unu da ilave edip pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar çırpmaya devam ediyoruz.
3. Teflon tavaya bir çay kaşığı sıvıyağ koyarak orta ateşte kızdırıyoruz. (Pişen her krepten sonra bu işlemi tekrarlıyoruz)
4. Tavayı ocaktan alarak krep hamurundan bir kepçe (küçük) kadar tavaya döküyoruz.
5. Elimizle tavayı çevirip hamurun bütün yüzeye yayılmasını sağlıyoruz. (Tava sıcak olduğu için hızlıca en az iki kere çevirmek hamurun daha iyi yayılmasını sağlıyor)
6. Tavayı tekrar ocağa koyarak kısık ateşte spatula ile çevirerek iki yüzü de 2’şer dakika pişiriyoruz.
7. İstediğimiz şekilde iç harcı hazırlayıp sıcak olarak servis yapıyoruz.

krep1

05 Mayıs 2008 Pazartesi

Susamlı Tuzlu Kraker

kraker3

Uzun zamandır gelecek tarif bölümünde bulunan, fotoğrafın sıradanlığı ve içime çok fazla sinmemesi dolayısı ile yayınlasam mı yayınlamasam mı diye epey bir tereddüt ettiğim tuzlu kraker tarifi nihayet yayında.

Genel olarak fotoğraflara fazla müdahaleyi sevmiyorum. Photoshop’u sadece blog ismimi yazmak ve küçültme işlemi yapmak için kullanıyorum. Zaten bunlar harici diğer işlevleri çok fazla bildiğim de söylenemez. Fotoğrafa ne kadar çok müdahale olursa doğallık o kadar kayboluyor bana göre. O yüzden müdahalesiz ve karanlık fotoğraflar ile yazıyorum bu yazıyı.

Uzun zamandır, pastanelerde satılan bol susamlı ince kraker tarifi arayışı içerisindeydim. İreks semineri sırasında İsa Usta’nın en çok ilgi gören tariflerinden biri olan tuzlu kraker tarifi düşündüğüm kadar ince olmamakla birlikte bu açıdan işime çok yaradı. Piştikten sonra kısa sürede tükenen bu lezzetli tarifi hemen not aldık. Tabi oradaki ölçüler çok fazla olduğu için ben kendime göre biraz değiştirerek uyguladım. Şimdi kendi uyguladığım şekli ile yazıyorum.

Gerekli malzemeler : (40 adet kraker için)

• 220 gram oda sıcaklığında tereyağı (tarifte margarin kullanılmıştı)
• 2 yumurta
• 4 - 4,5 su bardağı un
• 10 gram tuz
• 20 gram toz şeker

Üzerine sürmek için :

• 2 yumurta sarısı

• susam
• çörek otu

1. Fırını 180 ˚C’ye ayarlıyoruz.
2. Elenmiş un, tuz ve şekerden oluşan kuru karışımı tezgah üzerine ortası havuz şeklinde çukur olacak şekilde döküyoruz.
3. Havuzun içerisine yumurtaları kırıp oda sıcaklığındaki tereyağını ilave ediyoruz.
4. Fazla bastırmadan yumuşak hareketlerle yoğurup merdane ile açılacak kıvama getiriyoruz.
5. Un serpilmiş tezgah üzerinde çok ince açarak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine alıyoruz.
6. Tırtıklı rulo kesici ile kare parçalara bölüyoruz.
7. Üzerine yumurta sarısı sürerek susam ve çörek otu serpiştiriyoruz.
8. Önceden ısıtılmış fırında 20 – 25 dakika kızarana dek pişiriyoruz.

kraker2

İlgili diğer yazılar :

- Peynirli Poğaça
- Susamlı Çubuk
- Tuzlu Kurabiye
- Peynirli Çubuk


Not: Bağlantı adreslerinde henüz değişiklik yapmayan yazar arkadaşlarımın, yeni adresim http://www.burcinindenemeleri.com/ 'u kaydetmelerini rica ediyorum.

01 Mayıs 2008 Perşembe

Kakaolu Mini Topkek



Annemin günü için çilekli pastanın iki ölçü pişirilmiş dev versiyonuna ek olarak bir de bu mini topkekleri yaptım.



Tarif hepimizin bildiği ve yaptığı kakaolu kek tariflerine benzer olduğu için şimdilik yazmıyorum. Merak edenler ve öğrenmek isteyenler olur ise ekleyeceğim. Farklı bir aroma vermesi için piştikten sonra hindistancevizi sütü ile ıslattım. Göze hoş ve renkli görünmeleri için de şeker hamurundan minik çiçekler hazırlayarak üst kısmına eritilmiş çikolata sürerek yapıştırdım.

Ekleme :

Gerekli Malzemeler : (40 Adet mini topkek için)

100 gram tereyağı (oda sıcaklığında)
1 su bardağı toz şeker
2 yumurta
½ su bardağı kakao
100 ml. sıvı krema
2 + ½ su bardağı un
½ paket kabartma tozu

Kekleri ıslatmak için :

1 su bardağı hindistancevizi sütü ya da tercihe göre vişne suyu, kahveli süt

1. Fırın ısısını 170 ˚C’ye ayarlıyoruz.
2. Oda sıcaklığında iyice yumuşamış olan tereyağı ve şekeri mikser ile 2 dakika çırpıyoruz.
3. Sırasıyla yumurtaları ve kremayı ekleyip bütünleşene kadar çırpıyoruz.
4. Elenmiş kuru karışımı metal kaşık yardımı ile yumurtalı karışıma ekleyip kuru malzemeler gözden kaybolana dek karıştırıyoruz.
5. Karışımdan bir çay kaşığı dolusu hamur alarak içlerine mini muffin ya da truff kağıdı serdiğimiz mini muffin kalıplarına koyuyoruz.
6. Önceden ısıtılmış fırında 13 – 15 dakika pişirerek tel ızgara üzerinde soğutuyoruz.


Bu yazı ile ilgili diğer yazılar :

Çikolatalı Kek
Brownie
Islak Kek
Limonlu Topkek
Kahveli Cupcake

29 Nisan 2008 Salı

Çilekli Pasta



Çok yoğun günler yaşadığımız ve bir süre daha böyle devam edecek gibi görünen bir dönemdeyiz. Bu yıl aile içi doğumlar, nişanlar ve düğünlerin bol miktarda olacağı bir yıl bizim için. Bu yoğunluk içerisinde Pazar günü hazır evdeyken Berke’nin özel isteği üzerine reçelli kurabiye, Can için de çilekli pasta yaptım.

Her ne kadar reçelli kurabiyeyi bu sefer değişiklik olsun diye büyük tart kalıbında yapmış olsam da fotoğrafları fazla ışık dolayısı ile hoşuma gitmediği için sunum güzel olmasına rağmen tekrar yayınlamama gerek olmadığını düşünüyorum.

Bu yılın ilk çilekli pastasını da geçtiğimiz hafta içerisinde yapmış fakat pasta sabah çok erken saatte evden ayrılacağı için fotoğrafı hava tam aydınlanmadan çekmek zorunda kaldığımdan içime sinmemiş ve yayınlamamıştım.

Çilekli pastanın vanilyalı pandispanya tarifi benim başta Muzlu Pasta olmak üzere sıklıkla kullandığım, hem benim hem de pastaların tadına bakan herkesin bayıldığı, Emel Başdoğan’a ait pandispanya tarifi.

Bu tarifi her zaman aynı sonucu verdiği, içinde kabartma tozu olmamasına rağmen çok güzel kabardığı, yağ içermediği ve yumuşacık, süngerimsi dokusu ile tam bir pasta keki olduğu için çok seviyorum. Denerseniz kesinlikle çok beğeneceksiniz, eminim.



Tarifi daha önce bir çok kez yazdım ama yine yazmak istiyorum.

Gerekli Malzemeler : (18 – 20 cm’lik çember kalıp için)

Pasta Keki

• 4 yumurta (oda sıcaklığında)
• 1 su bardağı (170 gr) toz şeker
• 1 su bardağı (110 gr) un
• ½ su bardağı (50 gr) nişasta
• 1 paket vanilya
• 1/2 çay kaşığı limon suyu
• 1/2 çay bardağı sıcak su

1. Fırın ısısını 170 dereceye ayarlıyoruz.
2. Yumurta sarılarını ve beyazlarını ayırıyoruz. Yumurta beyazlarını derin bir kapta mikser ile çırpıyoruz.
3. Hafif köpüklenmeye başladığı zaman limon suyunu ilave ediyoruz. Çırpmaya devam ederken şekerin yarısını ekliyoruz. Kabı ters çevirdiğimizde dökülmeyecek kadar katılaşana dek iyice çırpıyoruz.
4. Yumurta sarılarını kalan şeker ile birlikte mayonez rengi ve kıvamına gelene kadar mikser ile çırpıyoruz. Çırpma işlemine devam ederken 1/2 çay bardağı sıcak suyu ilave ediyoruz. (4-5 dakika sürüyor)
5. Önce yumurta sarılarını daha sonra ayrı bir yerde elediğimiz un, nişasta ve vanilyalı kuru karışımı tahta kaşık yardımı ile yumurta aklarının olduğu karışıma çırpmadan ve fazla karıştırmamaya özen göstererek ekliyoruz.
6. Tabanına yağlı kağıt serip çevresini sadece unladığımız çember kalıbımıza dökerek yaklaşık 40 -45 dk. pişiriyoruz.

Ara kat

• 3 su bardağı süt
• 1/4 su bardağı un
• 1/2 su bardağı nişasta
• 1/2 su bardağı toz şeker
• 1 yumurta sarısı
• 1 paket vanilya
• 500 gr doğranmış çilek

1. Öncelikle yumurta sarısı ve şekeri çırpıyoruz. Un ve nişastayı ilave ediyoruz
2. Sütümüzü yavaş yavaş ekleyip pürüzsüz bir kıvam alan karışımı ocağa yerleştirip kaynayana dek karıştırıyoruz.
3. Ocağın altını kapadıktan sonra içine vanilyayı ilave ederek hızlıca çırpıyoruz. Ben bu işlemi çırpma teli ile yapıyorum çünkü pütürlü olmayan düzgün bir karışım oluyor. Aynı işlem mikser ile de uygulanabilir.
4. Kremamızı arada sırada karıştırıp üzerinin kabuk bağlamasını önleyerek oda sıcaklığında soğutuyoruz.

Kaplama

• 100 ml sıvı krema
• 1/2 su bardağı pudra şekeri

• 150 gram bitter çikolata rendesi

1. Krema ve pudra şekerini mikser ile 6-7 dakika çırpıyoruz.
2. Yaklaşık yarım saat buzdolabında tutarak pastaya sürülebilir şekilde koyu bir kıvam almasını sağlıyoruz.

ireks16 Çikolata rendeleyip aynı anda pastayı da kaplamayı İreks Seminerinde İsa Usta’nın gösterdiği bu pratik yöntemle yaptım. Ben spatula yerine kabak oyacağı kullandım. Gerçekten hem çok pratik, hem de çok düzgün bir kaplama oldu.

Bu tarif ile ilgili notlarım :

• Pasta kekini tel ızgara üzerinde soğuttuktan sonra levye ile üçe bölerim.
• Üst kısmın düzgün olması için katlara böldükten sonra taban kısmı üste gelecek şekilde yani pasta kekini ters çevirerek kullanırım.
• Kremanın her tarafa eşit yayılması ve kenarların düzgün olması için kremayı mutlaka keki katlara ayırdıktan sonra tekrar çember kalıbın içine yerleştirip sürerim. Krema sürme işlemi bittikten sonra kalıbı çıkarırım. Bu aşamada kekin etrafını pişirme kağıdı parçaları ile kaplamak işimiz bittiğinde çıkarmak temiz bir görünüm oluşmasını sağlar.
• Sıvı krema ile pastayı kaplarken kremanın her tarafa eşit şekilde yayılmasına dikkat ederim.
• Bu kek çok yumuşak ve güzel kıvamlı olduğu için ıslatmaya gerek duymam.
• Ara kata krema sürüp çilek serpiştirdikten sonra bütünlüğün daha iyi olması için tekrar kaşıkla hafifçe krema gezdiririm.


Pastanın buzdolabında en az 3-4 saat bekletildikten sonra servis yapılmsı tavsiye olunur.

27 Nisan 2008 Pazar

Doruk'un Hoşgeldin Kurabiyeleri



Canım arkadaşım, Dilemciğim geçtiğimiz hafta ikinci kez anne oldu, Doruk dünyaya geldi. Hastaneye ziyarete giderken götürmek üzere daha önce hiç yapmadığım bebek kurabiyelerinden hazırladım. Alışılageldiği gibi erkek bebek olunca kullanılan mavi renk yerine daha farklı olmasını istediğim için yine pastel ama değişik renk tonları kullandım.

Tatlı mı tatlı, mis kokulu Dorukcuğuma nice güzel yaşlar ve başarılarla dolu, uzun, sağlıklı bir hayat diliyorum.

Kurabiye tarifi Berke’nin doğum günü mönüsü için hazırladığım kurabiyelerin hamuru ile aynı. O günden beri bir türlü yazamadığım, kalıpla kesmeye müsait kakaolu kurabiye tarifini nihayet şimdi yazıyorum.

doruk3doruk5

doruk7doruk4

doruk2doruk10

doruk8doruk12

doruk6doruk15

Gerekli malzemeler : (25 adet kurabiye için)

• 250 gram tereyağı (oda sıcaklığında)
• 1 yumurta
• 1 su bardağı pudra şekeri
• 4 yemek kaşığı kakao
• 4 su bardağı un
• ½ su bardağı nişasta
• 1 çimdik tuz
• 1 çay kaşığı karbonat

• 25 adet çöp şiş

Süslemek için :

• şeker hamuru
• bal

1. Oda sıcaklığındaki tereyağı ve şekeri mikser ile krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz.
2. Yumurtayı ekleyerek karışım ile bütünleşinceye kadar bir süre daha çırpıyoruz.
3. Birlikte elediğimiz kuru malzemelerin tamamını ekleyerek yoğuruyoruz.
4. Hamuru yarım saat buzdolabında dinlendiriyoruz.
5. Yarım saatin son 15 dakikasına girerken Fırını 175 ˚C’ye ayarlıyoruz.
6. Fırın tepsilerine pişirme kağıdı seriyoruz.
7. Hamurun yarısını un serpilmiş tezgah üzerine alarak merdane ile 7-8 mm kalınlığında açıyoruz.
8. Kalıp ile keserek tepsiye alıyoruz.
9. Tepsiye dizdiğimiz kurabiye hamurlarına çöp şiş geçirerek önceden ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişiriyoruz.
10. Tel ızgara üzerine alarak soğutuyoruz.
11. Şeker hamurunu çok ince açarak kalıplarla kesiyoruz.
12. Kurabiyelerin arkasına fırça ile çok az bal sürerek yapıştırıyoruz.

24 Nisan 2008 Perşembe

Çikolatalı Ispahan



Çikolatalı makaron denemelerimin bir çoğunda geç kuruma ve eteklenmeme problemi yaşadığım için, makaron ustamız Sevgili Zinnur’dan öğrendiğimiz David Lebovitz’in makaron tarifinin üzerinden kendimce yeni bir tarif oluşturmak istedim. Bu tarifi deneyen bir çok kişi mükemmel sonuçlar aldığı için bu tamamen benim başarısızlığımdır. Bunu da vurgulamak isterim.

Yeni oluşturduğum tarife göre sonuç gayet iyi oldu. Bu yüzden gönül rahatlığı ile yazıyorum.

Daha önce denediğim çikolatalı makaronlar kurumakta zorlandığı için kuru malzemeleri arttırmanın olumlu yönde katkısı olacağını düşündüm. Malzeme miktarlarını buna göre yeniden belirledim. Yapım aşamasında elbette Sevgili Zinnur'un akıllarda hiç bir şekilde soru işareti bırakmayan, benim artık ezberlediğim şahane anlatımından faydalandım.

Gerekli malzemeler :
(20 cm çapında bir adet ispahan ve 5 adet makaron için)

• 110 gram pudra şekeri
• 60 gram toz fındık
• 15 gram kakao
• 80 gram toz şeker
• 2 adet oda sıcaklığında yumurta akı
• 1 çimdik tuz

Çikolatalı ganaş için :

• 100 ml sıvı krema
• 100 gram bitter kuvertür çikolata
• 50 gram sütlü kuvertür çikolata
• 40 gram tereyağı

Ara kat ve süsleme için :

• 1 su bardağı ahududu/frambuaz
• çikolata parçaları
• toz fıstık

• Oda sıcaklığındaki yumurtanın akı ve sarısını ayırmak zor olduğu için soğuk yumurtaların akını aldıktan sonra oda sıcaklığına gelmesi için yarım saat bekledim.
• Pudra şekeri, toz fındık ve kakaoyu beraberce mutfak robotunda 3 dakika çektim.
• Yumurta aklarını mikserin orta hızında bir çimdik tuz ile yaklaşık 2 dakika çırptım.
• Mikserin hızını arttırarak toz şekeri kademeli olarak ekleyip çırpmaya devam ettim. Bu aşamada yaklaşık 2 dakika çırptım.
• Metal bir kaşık yardımı ile toz karışımın önce yarısını yumurta aklarına ilave ederek karıştırdım. Daha sonra kalan karışımı da ekledim. Kuru malzemeler gözden kaybolana dek karıştırdım.
• Karışımı 1 cm’lik uç taktığım sıkma poşetine doldurdum. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye ispahan için içten dışa doğru olacak şekilde sıkarak yaklaşık 20 cm’lik iki daire çizdim. Kalan hamuru makaron şeklinde sıktım.
• Kuruma işlemi için 20 dakika yeterli geldi. Makaronları önceden ısıtılmış 170 ºC fırında 12-13 dakika pişirdim. Pişerken çatlama olmaması için iki adet mini tart kalıbına su doldurarak fırının alt rafına yerleştirdim.
• Fırından çıkardıktan sonra soğumaları için bekleyip yağlı kağıdı sıyırdım.



Çikolatalı ganaş için sıvı kremayı derin bir kapta ocağa yerleştirdim. Kaynama noktasına gelince altını kapatıp daha zor eriyeceği için önce küçük parçalara bölünmüş bitter çikolatayı ilave ederek eriyinceye kadar karıştırdım. Daha sonra erimesi daha kolay olan sütlü çikolatayı ve son olarak tereyağını ekledim. Pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar çatalla karıştırdım. Daha çabuk soğuması için mikser ile 1-2 dakika çırptım.

Kremayı makaronlardan önce hazırlar isek makaronlar piştiğinde tam olarak kullanılacak kıvama gelmiş olacaktır.

Soğuyan ispahanın bir katını servis tabağına alarak çikolatalı ganaşdan sürüp üzerine ahududu ve çikolata parçalarını serpiştirdim. Diğer kata ganaş sürüp üzerine kapattım. Makaron olmaya hazır 10 adet kurabiyenin arasına yine ganaş sürüp birleştirerek 5 adet makaron elde ettim. Sunumun farklı ve renkli olması açısından ispahanın üzerine yerleştirdim. Son olarak toz fıstık serpiştirdim.

Ispahan buzdolabında 1 saat bekledikten sonra kıvamı ve lezzeti çok daha güzel oluyor.




İlgili diğer yazılar :

21 Nisan 2008 Pazartesi

Blog Ödülleri 2008



Blog Ödülleri 2008 adayları açıklandı. Burçin'in Denemeleri de hobi dalındaki adaylar arasında.

Katılımcı listesinin tamamını görmek ve beğendiğiniz bloglara destek vermek için burayı tıklayabilirsiniz. Tüm katılımcılara başarılar dilerim...

17 Nisan 2008 Perşembe

Fotoğraf ve birkaç ipucu



Fotoğraf kalitesinin ve görselliğin bir web sayfası için çok önemli olduğu görüşünü sonuna kadar savunanlardanım. Bir yıl önce başlayan blog maceramın ilk günlerinde mevcut compact (yerine yazabileceğim Türkçe bir kelime bulamadım) makinemle istediğim görüntüleri elde edemiyor ve alan derinliği (net – netsiz fotoğraf çekme) konusuna çok fazla kafa yoruyordum. Makinemi değiştirip profesyonel bir makine edinince işler oldukça kolaylaştı. Fotoğraf kalitesinde makinenin önemi çok büyük, bu bana göre tartışılamaz bir gerçek.

Fotoğraflarıma yapılan yorumlar, gönderilen mesajlar ve sorulan sorular ışığında bugüne kadar okuduğum kitaplar, katıldığım birkaç günlük kurs ve kendi deneme yanılmalarımla edindiğim naçizane amatörce tecrübelerimden bazılarını bilmeyen ve uygulamak isteyenlere tarif aralarında kısa yazılarla aktarmak istedim. Ben hepsini çok iyi biliyorum ve uyguluyorum diye bir görüşü elbette savunmuyorum, sadece yazmak istedim. Umarım işinize yarar.

Burada yazacaklarımın hem profesyonel hem de kullanımı daha yaygın olan compact makineler için uygulanabilir olmasına özellikle önem göstermeye çalıştım.

1. Öncelikle fotoğrafa resim demiyoruz.

2. Fotoğrafları mümkün olduğunca gün ışığında fakat direkt güneş ışığının objeye değmemesine özen göstererek çekiyoruz. Güneş ışığı renklerin canlılığını kaybetmesine neden oluyor.

2. Mümkün olduğunca flaş kullanmıyoruz. Flaş objenin etrafında keskin bir ışık oluşturarak doğallığın kaybolmasına neden oluyor.

3. Fotoğraf çekmeden önce makinenin ayarlarının ortama uygunluğunu kontrol ediyoruz.

• Makinenin beyaz ayarı seçeneğini WB (white balance) harflerinin simgelediği mönüden ortama göre ayarlıyoruz. Gün ışığı, ampul, florosan, gece vb. gibi

• Ortamın ışık durumuna göre ISO ayarını belirliyoruz. ISO değeri 100’den başlayıp 3200’e kadar ulaşan bir değer aralığında olabilir. Normal ışıkta 100 - 200 gibi bir seçim yeterli gelecektir. ISO değerini ne kadar arttırırsak görüntü kalitesinin kötü yönde o kadar etkileneceğini ve fotoğrafımızda istemediğimiz noktacıklar oluşacağını unutmuyoruz.

4. Görüntünün jilet gibi keskin, net olduğu fotoğraflar elde etmek için elimizi hareket ettirmemeye, titretmemeye özen gösteriyoruz. Mümkünse üç ayak (tripod) kullanıyoruz.

Yazıyı uzun tutarak sıkıcı olmasını istemedim. O yüzden şimdilik bu kadar. Bir dahaki yazıda başka ipuçları ile görüşmek üzere...

Not: Yukarıdaki fotoğraf benim en sevdiğim fotoğraflarım arasında yer alan Ahududulu/Frambuazlı Muffin tarifine ait fotoğraftır.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Reçelli Kurabiye



Berke’nin doğum günü mönüsü için hazırladığım marmelatlı kurabiyeler, lezzeti gayet iyi olmasına rağmen görüntü açısından o gün başta doğum günü pastası olmak üzere uğraşmam gereken bir çok ayrıntı olduğu için istediğim gibi olmamıştı ve hep aklımdaydı.

Dorie Greenspan’in Baking from my home to yours kitabı elime ulaştığında bu kurabiyeleri görünce işte ilk deneyeceğim reçelli/marmelatlı kurabiyeler diye düşündüm. İyi ki de düşündüm çünkü sonuç gerçekten denemeye değer ve oldukça lezzetli.

Sayfada iki tane aynı isimde tarif olmaması için de bu sefer reçelli kurabiye başlığı altında tarifi yayınladım.

Gerekli Malzemeler: (60 adet minik reçelli kurabiye için)

• 1 + ¾ cup (250 gr) un
• 1 + ¾ cup (180 gr) toz fındık
(işlem geçirdikten sonra ölçüye uymak koşulu ile bütün fındığı mutfak robotunda parçalayarak da kullanabilirsiniz)
• 225 gr tereyağı (oda sıcaklığında iyice yumuşamış)
• ½ cup (110 gr) toz şeker
• 1 tatlı kaşığı vanilya esansı (1 paket toz vanilya kullandım)
• 1 tatlı kaşığı badem aroması (kullanmadım)

• pudra şekeri (üzerine serpmek için)
• böğürtlen, çilek, kayısı ya da sevdiğiniz herhangi bir marmelat çeşidi


1. Fırını 175 ºC’ye ayarlıyoruz.
2. Fırın tepsilerimize pişirme kağıdı seriyoruz.
3. Oda sıcaklığında iyice yumuşamış olan tereyağı ve toz şekeri krema kıvamına gelinceye dek mikser ile 3-4 dakika çırpıyoruz.
4. Elenmiş un, toz fındık ve vanilyayı karışıma azar azar ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz.
5. Mikserin zorlandığı yerde bırakarak elimizle yoğurma işlemine devam ediyoruz.
6. Karışımdan tatlı kaşığı büyüklüğünde (daha büyük kesinlikle değil) parçalar alarak avucumuzda yuvarlıyoruz.
7. Kurabiye toplarını 2’şer santim aralıklarla tepsiye dizerek baş parmağımızla orta kısımlarına bastırarak çukur açıyoruz. Bu aşamada bastırırken pişirme kağıdına ulaşmamaya özen gösteriyoruz. (Kurabiyelerin kenarlarının çatlamaması için kurabiye toplarını oluştururken avucumda yuvarladıktan sonra çok hafif bastırıp o şekilde tepsiye dizdim. Böylece daha az çatlama oldu)
8. Önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika, kurabiyeler hafifçe pembeleşinceye kadar pişirip tel ızgara üzerinde soğutuyoruz.
9. Orta kısımlarına birer çay kaşığı reçel/marmelat koyarak süzgeç ile pudra şekeri serpiyoruz.


Bu yazı ile ilgili diğer yazılar :