27 Aralık 2007

Tarifler geliyooooor...

Sabah saat 04:40 suları... Ben hala tarifleri düzenlemekle meşgulüm. Bitirebildim mi? Hayır. Internet bağlantısının bir garip olmasını fırsat bilerek ve çalışan bir bayan olduğumu hatırlayarak 2 saatlik uyku molası verdim. Beni artık az çok tanıdığınız için uğraştırıcı işleri sevdiğimi de biliyorsunuz değil mi? Çok yakında burada olacaklar. Emin olun ki beklediğinize değecek güzellikler var... Geliyorum...

25 Aralık 2007

Beze Mantarlar (Meringue Mushrooms)



Benim için uzun sayılabilecek bir aradan sonra yeni tarif ekleyebildiğim için çok mutluyum. Yazamadığım günlerde oldukça yoğundum. Bayram, kurban telaşı ve akraba ziyaretleri ile geçti. Ayrıca bayramın dördüncü günü akraba günümüz dolayısı ile 20 kişilik bir grubu ağırladım. Annemin, kayınvalidemin, teyzemin ve ablamın biz de bir şeyler yapalım ısrarlarını kesin bir dille reddedip bu sefer hepsini kendim yapacağım diye tutturdum.

Gece başladığım hazırlıklarıma sabah 05:30’da yorgun düşen bedenimi biraz dinlendirmek için verdiğim 3 saatlik uyku molası sonrası tekrar devam ederek öğlen gibi misafirler gelmeden tamamlamış oldum. Hani görüntüler nerede diyebilirsiniz tabii ama ilk kez denediğim kütük pastanın istediğim gibi olmaması o kadar canımı sıktı ki makineyi elime alıp deklanşöre basmak hiç içimden gelmedi. Bir pandispanya rulo olmamakta bu kadar ısrar eder mi? Benim ki hatta 3 tanesi birden fazlasıyla ısrarcıydı. Gecenin üçünde hemen kurtarma operasyonu düzenleyip rulo olmayan pasta kekini parçalayarak pastacı kremasının içine atıp streç film yardımı ile rulo yaptım. Ganaş ile kaplayıp çatalla ağaç görüntüsünü de eh işte denebilecek düzeyde verdim ama hiç istediğim ve hayal ettiğim gibi olmadı, çok canım sıkıldı. O yüzden diğer yaptıklarım da görüntülenemeden afiyetle yendi. Birkaç tanesi zaten önceden yayınladığım tariflerdendi. Tek üzüldüğüm portakallı tartı görüntülememek oldu. Yaptıklarımın beğenilmesi ve yiyenlerden olumlu tepkiler almak yorgunluğumun büyük bir kısmını hafifletti. Bir de kütük pastam güzel olsaydı. Yılmak yok tabii. İlk fırsatta Sevgili Zinnur’un bu muhteşem görünümlü kütük pastalarından birini deneyeceğim.

Ne diyordu Batman Başlıyor’da Ducard : “Korkunu yenmek için korkunun kendisi olmalısın.” Ben de bu deneyim sonucu korkulu rüyam olan kütük pasta çalışmalarıma mutlaka devam edeceğim.

Mantar bezeler de o gün pastayı süslemek için yetiştiremeyip, yapamadığım ve uzun bir süredir aklımda bezeler. Bir süredir yabancı kaynaklarda beze (meringue) ile ilgili araştırma yapıyorum. Çok ilgi çekici noktalar karşıma çıktı. Bunlardan aklımda kalanları hemen sizlerle paylaşmak istedim. Yoksa bu benim ilk beze deneyimim, kendi tecrübelerimi aktarabilecek durumda değilim henüz.




• Öncelikle yumurta akı ve sarısını ayırma işlemi soğuk yumurtada daha rahat uygulandığı için soğuk yumurta kullanarak gereken miktarda yumurta akını ayırıyoruz.
• Yumurtaları kırarken parmaklarımızın yumurtaya değmemesine özen gösteriyoruz. Yumurta akının çok hassas bir yapıya sahip olduğunu bu maddeden bir kez daha anlamış oluyoruz.
• Yumurta aklarının oda ısısına ulaşması için yaklaşık 30 dakika bekletiyoruz.
• Karışımı hazırlamak için temiz ve kuru olacak şekilde paslanmaz çelik ya da cam kap kullanmaya özen gösteriyoruz. Plastik kap beze yapımı için uygun olmuyor.
• Yumurta aklarını mikserin orta hızında iyice hacim alıp beyazlaşana kadar çırpıyoruz. Sırasıyla tuzu ve daha sonra şekeri azar azar ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz.
(Bu aşamada iyi kalite şeker kullanmak bir hayli önem arz ediyor. Ben Celal Usta’dan sipariş verip henüz deneme fırsatı bulamadığım ince çekilmiş pudra şekerini kullandım. Pişmemiş haldeyken bile öyle güzel bir görüntü ve hoş bir koku oluştu ki tadına bakmadan edemedim)
• Beze yapılırken genelde her bir yumurta akına karşılık olarak ¼ cup (50gr) şeker kullanılıyor. Bu şekilde orantılı olarak miktarı artırmak mümkün.
• Yabancı kaynaklardan edindiğim beze tariflerinin hemen hemen hepsinde krem tartarda kullanılıyor. Aynı işlevi görüyor mu bilemiyorum fakat Sevgili Zinnur daha önceden yayınlamış olduğu beze tarifinde krem tartar ya da tuz yazdığı için öyle olduğunu düşündüm kendimce.
• Karışımı kabı ters çevirdiğimizde dökülmeyecek sertliğe ulaşıncaya kadar iyice çırpıyoruz.

Aklıma gelen belli başlı maddeler bunlar. Umarım işinize yarar.

Gelelim benim uyguladığım tarife.

Gerekli Malzemeler (28 Adet Mantar Beze için)

• 3 yumurta akı
• ¾ cup / 150 gr pudra şekeri
• ¼ çay kaşığı tuz
• 1 paket vanilya şekeri
• 1 tatlı kaşığı kakao
• 30 gr bitter ya da sütlü çikolata

1. Fırınımızı 110ºC’ye ayarlıyoruz.
2. Öncelikle yumurta aklarını mikserin orta hızında iyice beyazlaşıp kabarana kadar çırpıyoruz.
2. Önce tuzu daha sonra azar azar şekeri ve vanilya şekerini ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz.
3. Kabı ters çevirdiğimizde dökülmeyecek kıvama geldiği anda (yaklaşık 5-6 dk. çırptıktan sonra) krema poşetine doldurup 8 mm ya da 1 cm’lik düz ucu takıyoruz.
4. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklarla mantarların üst kısımlarını oluşturacak bezelerimizi sıkıyoruz. Pişerken bir miktar kabardığı için aralıklı sıkmakta fayda var.
5. Diğer tepsiye mantarların alt kısımlarını yine krema poşeti yardımıyla sıkıyoruz. Düzgün olmaması hiç sorun değil. Zaten mantarlarda tek tip olmadıkları için doğal bir görüntü sağlanmış oluyor.
6. Üzerlerine ince bir elek yardımız ile kakao eliyoruz.
7. Önceden ısıttığımız 110ºC fırında 1 saat pişiriyoruz.
8. Benmari usulü erittiğimiz çikolata yardımı ile soğumuş parçaları birbirine yapıştırıyoruz.

Not:
1. Renkli bir görünüm oluşturması için bir çay kaşığı kadar gıda boyası ile renklendirmek için ayırdığım karışımı mantarların üst kısımlarını oluşturacak şekilde yağlı kağıt üzerine sıktıktan kürdan yardımı ile beyaz benekler yaptım. Böylece mantarlardan dört tanesi genelde çizgi filmlerde gördüğümüz gibi kırmızı beyaz benekli oldu.

2. Bezeleri yerleştirdiğim bu güzel kurabiye tabağını ablacığım almış. Blog yazmaya başladığımdan beri hoşuma gideceğini düşündüğü, rastladığı güzel objeleri alıp bana sürpriz yapıyor sürekli. Artık alma desem de dinlemiyor beni. İyi ki var hayatımda. Seni seviyorum ablacığım...

19 Aralık 2007

Truff 2

truff2
HERKESE SEVDİKLERİYLE BİRLİKTE HUZURLU VE MUTLU BİR BAYRAM DİLİYORUM...

Geçen bayram arife günü çalıştığım için çok istememe rağmen hazırlayamadığım truffleri bu bayram da yine arife günü çalışıyor olmama rağmen hazırlayabildiğim için çok mutluyum.

Geceden karışımı hazırlayıp dolaba koydum. Sabah 06:50 civarında kalkıp hemen topları yapıp süsleme karışımlarına buladım ve dondurucu soğukta, pek de aydınlık sayılmayan bir havada, balkonda hızlıca fotoğrafları çektim.

Hepimizin bildiği gibi truff yapmak herkesin hayal gücüne göre farklılık gösterebiliyor. Ben evdeki malzemelere uyarlayınca ortaya böyle bir tarif çıktı.

Gerekli Malzemeler : (Yaklaşık 70-80 Ad. için)

• 400 ml sıvı krema
• 300 gr bitter çikolata
• 200 gr fildişi kuvertür çikolata
(Aslında sütlü çikolata ile hazırlamak istiyordum ama evde kalmamış. Bitterin keskin tadını biraz yumuşatmak için beyaz çikolata da kullandım)
• 8 dilim kakaolu kek (bir gece önce pişirdiğim keki kullandım)
• 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz

Üzeri için :
• Kakao
• Toz fıstık
• Hindistan cevizi rendesi
• Granül kahve
• Minik yıldız çikolata


1. Kremayı derin bir tencerede ocağa alıp kaynama noktasına gelince altını kapatıyoruz veya ateşi çok kısığa alıp küçük parçalara böldüğümüz çikolatayı ilave ederek tamamen eriyene kadar karıştırıyoruz.
2. Ufalanmış kek ve cevizleri de parça parça ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz.
3. 7-8 saat buzdolabında beklettikten sonra tatlı kaşığı yardımı ile karışımdan bir parça alıp avucumuzda yuvarlayıp dilediğimiz süsleme malzemesine buluyoruz.

Trufflerimiz hazır. Afiyet olsun...

16 Aralık 2007

Şekerpare




Her ailede, bazı yiyecekleri en güzel yapan bireyler vardır ve aile toplantılarında onlardan bu lezzetleri yapmaları beklenir ya, bizim ailede şekerpare ve kısır denince akla hemen teyzem gelir. Bütün yemekleri güzeldir ama bu ikisini gerçekten çok lezzetli yapar teyzeciğim.

Bu lezzetli şekerparenin tarifi teyzeme ait, ben kendimce bir iki değişiklik yaptım sadece.

Gerekli Malzemeler : (30 Adet için)

250 gr oda ısısında yumuşatılmış margarin (ben tereyağı kullandım)
2 yumurta
½ su bardağı irmik (benim ilavem)
2 çay bardağı toz şeker (küçük çay bardaklarından)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya şekeri
3,5 su bardağı un

Üzeri için :

1 yumurta sarısı
Antep fıstığı ya da fındık

Şerbet için :

5 su bardağı su
4 su bardağı toz şeker
3-4 damla limon suyu

1. Fırınımızı 160 ˚C’ye ayarlıyoruz.
2. Hamur için gerekli tüm malzemeyi yoğurup kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyoruz.
(Benim kullandığım yumurtalar küçüktü. 3,5 su bardağı un yeterli geldi. Yumurtaların büyüklüğüne göre belki bir miktar daha un ilavesi gerekebilir.)
3. Hamurdan cevizden biraz daha büyükçe parçalar koparıp köfte şeklinde, rulo biçiminde yuvarlayıp bastırmadan pişirme kağıdı serilmiş tepsiye diziyoruz.
4. Daha sonra çatalla üzerlerine bastırarak yumurta sarısını sürüyoruz.
5. Fıstıkları orta kısımlarına hafifçe bastırarak yerleştiriyoruz.
6. Önceden ısıttığımız fırında yaklaşık 30-35 dk., kızarana kadar pişiriyoruz.
7. Kurabiyeler tel ızgara üzerinde soğurken şerbeti hazırlıyoruz.
8. Şerbetin 10 dakika kaynaması yeterli geliyor.
9. Kurabiyeleri kenarları derin bir tepsi içine alarak, sıcak şerbeti ılık kurabiyelerin üzerine döküyoruz.
10. Tepsinin üzerini başka bir tepsi ile kapatıp 7-8 saat şerbeti çekmeleri sağlıyoruz.



Notlarım :

1. Şerbeti döktükten yarım saat sonra henüz soğumadan kurabiyeleri ters çevirerek üst kısımlarının da şerbetin içinde bir saat kadar kalmasını sağladım. Sonra tekrar düzelttim.
2. Şerbetin iyice çekilip çekilmediği kontrol edildikten sonra eğer yeterli geldiyse daha fazla içinde tutulmadan başka bir tepsiye alınması, şekerparelerin gereğinden fazla şişip yumuşamalarını engelleyecektir.
3. Dilerseniz yuvarlak olarak şekil vererek ve üzerine yumurta sarısı sürmeden de pişirebilirsiniz.

13 Aralık 2007

Orman Meyveli Rulo Pasta



Hafta sonu evdeki malzemelerle, dondurucudaki meyveleri de artık tüketmek gerektiği düşüncesiyle hafif ve pratik bir pasta yapmak istedim. Ortaya bu doğaçlama fakat lezzet açısından beni oldukça şaşırtan ve beğendiğim pasta çıktı. Önce eşime ve çocuklara servis yapıp endişe ile beğenip beğenmeyeceklerini beklerken çok beğenip ikinci dilimi istemeleri ile daha bir mutlu oldum.


Gerekli Malzemeler :

Pandispanya için : (30 x 35cm ebadında fırın tepsisine göre )

• 3 yumurta
• 1 su bardağı un
• 1 yemek kaşığı buğday nişastası
• 1 su bardağı toz şeker
• 1 tatlı kaşığı limon suyu
• 1 paket vanilya şekeri

1. Fırınımızı 170ºC’ye ayarlıyoruz.
2. Yumurta ve şekeri mikser ile homojen bir kıvam alana kadar çırpıyoruz.
3. Vanilya ve limon suyunu ilave edip çırpmaya devam ediyoruz.
4. Mikseri bırakıp elenmiş un ve nişastayı tahta bir kaşık yardımı ile alttan üste doğru havalandırarak yumurtalı karışıma yediriyoruz.
5. Pandispanya hamurumuzu yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dökerek yaklaşık 25-30 dk. pişiriyoruz.
6. Fırından çıkardıktan sonra sertleşmiş olan kenar kısımlarını ince bir şekilde kesip henüz sıcakken yağlı kağıt ile birlikte rulo şeklinde sarıyoruz.

Ahududulu Krema için :

• 300 gr dondurulmuş ahududu
• 1 su bardağı toz şeker
• 2 su bardağı süt
• ½ su bardağı mısır nişastası

1. Ahududuları mutfak robotunda çekip tel süzgeçten geçiriyoruz.
2. Toz şekeri ve nişastayı ilave edip karıştırıyoruz
3. Sütümüzü azar azar ilave ederek orta derece ateşte muhallebi kıvamında pişiriyoruz.
4. Kremamızın üst kısmı sertleşmesin diye arada sırada karıştırarak soğutuyoruz.

Vişne Sosu için :

• 500 gr. dondurulmuş vişne
• 1 su bardağı toz şeker
• 1 su bardağı su
• ½ su bardağı mısır nişastası

1. Vişnelerin çekirdeklerini ayıklayıp mutfak robotunda parçalıyoruz
2. Toz şeker, su ve nişastayı ilave edip muhallebi şeklinde pişiriyoruz
3. Çırpma teli ile arada sırada karıştırıp soğumasını sağlıyoruz.

Pastanın iç kısmı ve süslemesi için :

• ½ su bardağı böğürtlen
• ½ su bardağı ahududu
• Bir miktar frenk üzümü
• File fıstık
• İrice rendelenmiş hindistancevizi

1. Rulo şeklinde sarmış olduğumuz pasta kekini açarak yağlı kağıdı sıyırıyoruz.
2. Kekin tamamına gelecek şekilde önce vişneli sostan ince bir tabaka sürüyoruz.
3. Biraz bekleyip sos hafifçe donduktan sonra ahududulu kremadan yine kekin tamamını kaplayacak şekilde sürüyoruz.
4. Dikdörtgenin bir ucuna bir sıra şeklinde böğürtlen ya da bir ahududu bir böğürtlen şeklinde meyvelerimizi diziyoruz.
5. Meyvelerin olduğu kısımdan başlayarak rulo şeklinde sarıyoruz.
6. Kalan ahududulu krema ile pastayı kaplıyoruz.
7. Kalan vişne sosunu da üzerinde gezdiriyoruz.
8. File fıstık ve hindistancevizi rendesini serpiştirerek orman meyveleri ile süslüyoruz.

Notlarım :
1. Ben hata edip ilk önce ahududulu kremadan sürdüm. Vişneli sosu üzerine dökünce ikisi birbirine karışıp istediğim ve benim hayal ettiğim iki renkli görüntüyü sağlamadı. Bu yüzden de pastanın iç kesit görüntüsünü eklemedim. Vişneli sos mutlaka önce dökülmeli ve biraz beklenmeli.
2. File fıstık kullanmayı fotoğraflara renk kattığı için seviyorum ve kullanıyorum. Fakat bu pastayı bloga eklemeyecek olsaydım üzerini sadece meyvelerle süslemeyi tercih ederdim. Yoğun meyve tadını daha iyi alabilmek için.

Sonuç olarak mayhoş, hafif ve lezzetli bir pasta olduğunu söyleyebilirim.

11 Aralık 2007

Blogun hayatımızdaki yeri (mim)



Sevgili Lyn yeni başlayan bir oyuna beni de dahil etmiş. İçeriğinin yanı sıra, her zaman olduğu gibi imla kurallarına da son derece özen gösterilmiş olan yazısını ve cevaplarını öyle güzel hazırlamış ki ben okumaya doyamadım. Kendisine inceliği için çok teşekkür ediyorum.

İşte sorular ve benim cevaplarım :

1. Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Blog yazmaya 2007 yılında, yaklaşık 8 ay önce başladım. Onun öncesinde yemek bloglarını hayranlıkla takip ediyor gördüklerimi uygulamak istiyordum.

Doğum günü 1 Mart olan büyük oğlum Berke için, ilk defa şeker hamurunu elime alarak ve mutfakta sabahlayarak Batman'li ve Süper Kahramanlı bir doğum günü pastası hazırladım. Pastanın sadece gökdelen kısmındaki kurabiyeler şeker hamuru kaplıydı. Bloga ekleyip heyecanla yorumları bekledim. Şimdi bu pastaya baktığımda gerek fotoğraf gerekse pasta yapımı ile ilgili bir çok hata görüyorum belki ama bu pastaya çok şey borçlu olduğumu biliyorum.

2. Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olmasına genellikle özen gösteriyorum. Çünkü blog yazmamın amacı belli : mutfaktaki denemelerimi paylaşmak. Fakat arada sırada günlük kategorisine ekleyebileceğim başka yazılara da yer veriyorum. Blog yazmaktaki en büyük amaç bence paylaşım. Paylaşınca, yorum, öneri ve görüşler alınca çok mutlu oluyorum.

3. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Feragat etmek demiyim ama erteleyebileceğim işlerimi erteleyip önceliği bloguma verdiğim zamanlar oluyor. Çalışan ve iki çocuklu bir bayan olunca feragat edebileceğiniz şeyler baya az oluyor. Birinden feragat ettiğinizde bütün düzen bozulabiliyor. Hepsi birbirine bağlı, hepsi zamanında ve günü gününe yapılmalı.

4. Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Asla ! Blog yazmak benim için hep eğlenceli bir uğraş oldu. Hatta niye daha önce başlamadım diye sık sık aklıma geliyor. Çok zevk alıyorum. Bekleyiş olması da hoşuma gidiyor.

5. Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Şimdilik üretmeye devam ettiğim müddetçe gibi görünüyor.

Ben de acaba kimi mimlesem diye baya bir düşündükten ve seçim yapmakta zorlandıktan sonra, her ne kadar henüz alamamış olsam da Bir Porsiyon Öykü kitabının ve Bir Porsiyon Öykü günlüğünün değerli yazarı, çok sevgili arkadaşım Papatya’yı, yoğun olduğunu bilsem de canım tasarımcım yetenekli mi yetenekli arkadaşım Bengi’yi, mutfakta oldukça yetenekli bir arkadaşım daha Sevgili Ufuk’u ve okyanuslar ötesinden, her satırında yeni bir şeyler öğrendiğim yazılarını okumaya bayıldığım zarif arkadaşım Sevgili Zinnur’u mimliyorum.

9 Aralık 2007

Portakallı Biscotti



Tadını çok sevmeme rağmen ve uzun zamandır yapmayı düşünmeme rağmen bir türlü yapamadığım biscottileri bu hafta sonu nihayet yapabildim. Bilmeyenler için ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum biscotti İtalyanca çifte kavrulmuş, iki kere fırınlanmış anlamına geliyor.

Selanik Gevreği olarak da bilinen bu güzel lezzeti kendime göre bir doğaçlama yaparak ve kış mevsimine de yakışacağını düşünerek portakallı cevizli olarak pişirdim. Bizim çok hoşumuza gitti.

Gerekli Malzemeler:

70 gr. tereyağı
2 yumurta
2 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 portakal kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı portakal suyu
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya şekeri
1 çimdik tuz
1 su bardağı iri dövülmüş ceviz

Üzerine serpmek için :

2 yemek kaşığı toz şeker
½ su bardağı file fıstık



1. Fırını önceden 170 ˚C’ye ayarlıyoruz.
2. Un, kabartma tozu, şeker ve tuzu derin bir kap içerisine eliyoruz.
3. Oda ısısında yumuşamış olan tereyağı, portakal suyu ve rendelenmiş portakal kabuğunu ilave ederek yoğuruyoruz.
4. Yumurtaları ve vanilyayı da ilave ederek yoğurmaya devam ediyoruz.
5. Hamuru unlanmış tezgah üzerine alarak cevizi ilave edip yoğuruyoruz.
6. Daha sonra iki eşit parçaya bölerek yaklaşık 20 cm uzunluğunda iki ekmekçik olacak biçimde elimizle şekil veriyoruz.
7. Önce toz şekeri daha sonra da file fıstığı serperek elimizle hafifçe bastırıp oval form oluşmasını sağlıyoruz. Bu aşamada çok bastırmamakta fayda var. Çünkü zaten pişerken hafifçe yayılıyor.
8. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirerek önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30-35 dk. pişiriyoruz.
9. Fırından çıkarıp 15-20 dk. tel ızgara üzerinde soğutuyoruz.


10. Fırın ısısını 160˚C’ye düşürüp hamuru yaklaşık 1 cm kalınlığında dilimliyoruz.
11. Tekrar yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip 30 dk. daha pişiriyoruz.




6 Aralık 2007

Havuçlu Cevizli Muffin



Havuç – ceviz – tarçın üçlüsünün birleşiminden oluşan lezzete bayılıyorum Aynı durum elma için de geçerli. Şimdiye kadar sayfama eklediğim kek tariflerini şöyle bir gözden geçirdiğimde havuçlu kek olmadığını görerek bu tarifle açığımı kapatmak istedim.

Gerekli Malzemeler : (12 Ad. Muffin için)

• 175 gr tereyağı (oda ısısında yumuşatılmış)
• 100 gr / ~ 2/3 su bardağı toz şeker
• 1 yumurta
• 2 yemek kaşığı su
• 2 su bardağı rendelenmiş havuç
• 175 gr / ~ 1,5 su bardağı un
• ½ paket kabartma tozu
• 1 çay kaşığı karbonat
• 1 tatlı kaşığı tarçın
• 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi rendesi
• 1 çimdik tuz
• ½ su bardağı iri dövülmüş ceviz

1. Fırını 170 ºC’ye ayarlayarak muffin kalıplarımızı hazırlıyoruz.
2. Oda ısısında yumuşamış olan tereyağı ve şekeri mikserin düşük derecesi ile krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.
3. Yumurta ve iki yemek kaşığı suyu ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz.
4. Mikseri bırakıp tahta bir kaşık yardımı ile rendelenmiş havuçları kremaya ilave ederek karıştırıyoruz.
5. Ceviz hariç kuru malzemelerin hepsini başka bir kaba eleyip iyice karıştırıyoruz.
6. Kuru karışımı havuçlu karışıma azar azar ilave ederek bütünleşmesini sağlıyoruz.
7. Son olarak cevizi de ekleyip tekrar karıştırıyoruz.
8. Karışımı muffin kalıplarına paylaştırarak önceden ısıttığımız fırında yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz.

Muffinleri, biraz renk verip canlılık katması için şeker hamurundan yaptığım minik havuçlar ile süsledim.




Notlar :
1. Muffinlerin çoğunda olduğu gibi kek hamuru oldukça koyu kıvamlı ve karıştırması güç bir hamur oluyor fakat pişerken kalıba yayılıp düzgün bir şekil alıyor.
2. Bu tarif için muffin kalıbının 2/3’ünü doldurmak yeterli geliyor.


5 Aralık 2007

Ayva Tatlısı Teşekkürü...



Bir blogda bir tariften ikinci kez söz etmek ne kadar doğru bilemiyorum ama ben etmek istedim. Hazır akşam denediğim tarifin fotoğrafını sabah çekmek için kalktığımda hava zifiri karanlık ve yağışlı olduğu için çekemeyip, sayfamı da güncelleyemeyip canım sıkkınken ayva tatlısına ait minik fotoğrafın günlerdir en çok izlenen sayfa öğesi kısmında baş köşede olmasının nedenini açıklamak istedim.

Ayva tatlısı tarifini sayfama eklerken, daha önceden yapılmış bir çok tarif ve benim sayfamdan çok daha fazla bilinen ve izleyicisi olan yemek blogları mevcut iken Google’da ayva tatlısı arayan bunca insanın sayfama bu yüzden ulaşacağı ve bu sayının rekor düzeye ulaşacağı aklımın ucundan geçmezdi. Statcounter’ı incelerken bazen gözlerime inanamıyorum. Sanırım kış mevsiminin en çok sevilen tatlısı bu tatlı.

Bu başarı benden çok tarifi tıklayarak en üst sıraya taşınmasına neden olan ziyaretçilerimin yani sizlerin başarısı olduğu için rahatça yazabiliyorum. Bu yüzden de bu tarif ikinci kez söz edilmeyi hak etti diye düşünüyorum.

Çok teşekkür ediyorum...

Yeni tarif ve aydınlık fotoğraflar ile en kısa zamanda burada olabilmek ümidi ile.

3 Aralık 2007

Çikolata Kaplamalı Fındıklı Kurabiye



Yılın en kısa günlerini yaşadığımız şu zaman diliminde, aydınlık ve içime sinen fotoğraf çekebilmek için süre çok kısıtlı ne yazık ki. Özellikle bir de hava kötüyse ve gün ışığının olduğu saatlerde ben işteysem ki genelde öyle oluyor durum daha da zorlaşıyor. Bu açıdan kış mevsiminin bir an önce bitmesini diliyorum.

Önceki yazımda bahsettiğim gibi önümüzdeki yaklaşık bir aylık süreçte hem bayram hem de yeni yıla yakışacak lezzetlere ağırlık vermeye çalışacağım. Bu tarifin de öyle olduğunu düşünüyorum. Ağızda dağılan, fırınlanmış fındık ve çikolata birleşimi ile güzel mi güzel lezzet bırakan bir kurabiye.

Gerekli Malzemeler : (38 Ad. Kurabiye için)
• 200 gr tuzsuz tereyağı (oda sıcaklığında yumuşamış)
• 350 gr / ~ 3,5 su bardağı un
• 50 gr / 2/3 su bardağı toz şeker
• 70 gr / ~ 1 su bardağı ince çekilmiş fındık
• 60 gr / ~ 2/3 su bardağı iri dövülmüş fındık
• 75 gr rendelenmiş bitter çikolata
• ½ çay kaşığı tuz
• 1 yemek kaşığı su
• 1 paket vanilya

Kaplama ve Süsleme için :
• 250 gr bitter çikolata
• File Fıstık
• Toz Fıstık
• Hindistan cevizi rendesi
• Pudra Şekeri


1. Fırını 160º C’ye ayarlıyoruz.
2. Kurabiyenin içine katacağımız fındıkları 10 dk. fırınlayıp çıkardıktan sonra tarifte kullanacağımız şekilde (ince çekilmiş ve iri dövülmüş) hazırlıyoruz.
2. Tereyağını mikser ile krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz
3. Sırasıyla ve karıştırmaya devam ederek şeker, vanilya ve suyu ilave ediyoruz.
4. İnce çekilmiş fındık ve çikolata rendesini ilave ederek tahta bir kaşık ile karıştırıyoruz.
5. Elenmiş un ve tuzu azar azar ilave ederek elimizle yumuşak ve ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. Bu aşamada çok az daha un ilavesi gerekebilir.
6. İri dövülmüş fındıkları ilave edip yoğurma işlemini tamamlıyoruz.
7. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parça koparıp yaklaşık 1,-1,5 cm eninde, 7-8 cm uzunluğunda olacak şekilde elimizde yuvarlayıp yarım ay şeklini veriyoruz.
8. Pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisine yerleştirerek önceden ısıtılmış 160ºC fırında yaklaşık 35 dk. pişiriyoruz.
9. Pişen kurabiyeler tel ızgara üzerinde soğurken kaplama için 250 gr bitter çikolatayı derin bir kapta benmari usulü eritiyoruz. Çikolatayı eritirken suyun çikolatanın olduğu kaba değmemesine özen gösteriyoruz. Aksi takdirde çikolata tekrar sertleşecektir.
10. Soğuyan kurabiyelerin yarısını çikolataya batırıp tekrar pişirme kağıdı serili tepsiye diziyoruz.
11. Çikolata soğumadan üzerine file fıstık, toz fıstık veya hindistancevizi rendesi serpiştiriyoruz.
12. Çikolatasız kısımlarına pudra şekeri serpiştirip oda sıcaklığında çikolata sertleşinceye kadar bekleterek servis tabağına alıyoruz.

Notlar:
1. Fındığın fırınlanmış olması bu kurabiyeye ayrı bir lezzet katıyor, bu noktaya dikkat çekmek isterim.
2. Hamur cıvık olduğu için un ilavesi yaparken dikkatli olunmasında fayda var. Fazla un kurabiyelerin sert olmasına neden olacaktır.


DDD Etkinliklerinde bu hafta Sevgili Münevver Hanım ki bağlacı ve -ki eki ile ilgili oldukça bilgilendirici bir yazı hazırlamış. Okumanızı tavsiye ederim.

1 Aralık 2007

Krem Karamelli Kek / Kevgir Aralık Sayısı....... Esra Özel




Bildiğiniz üzere Kevgir dergisi bu ay Sevgili Esra anısına hazırlandı. Ben de bu sayıda Esra'nın Krem Karamelli Kek tarifi ile yer aldım. Sevgili Esra'nın ağzından hem yazıyı hem de tarifi okumak için burayı tıklayabilirsiniz.


Bu güzel organizasyona katılan, emek veren herkesin ellerine sağlık.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...